Astral seyahat & Astral beden

Astral seyahat nedir? Astral seyahat nasıl yapılır? Astral seyahat teknikleri ve Astral seyahat hakkında bilmek istedikleriniz. Beden dışı yolculuk ile ilgili derleme yazılar.

Moderatörler: Bru-x, Astral

Forum kuralları
Kaynak belirtilmeden eklenen tüm yazılardan ekleyen sorumludur.
Alıntı Yapılmadan Eklenen Tüm Yazılar Silinecektir.
Kullanıcı avatarı
megaboy
Mesajlar: 394
Kayıt: 29 Mar 2011, 08:29
Konum: İstanbul- yazın İzmir/Dikili
Aldığı Beğeniler: 10 time
Yaş: 21

Astral seyahat & Astral beden

Okunmamış mesaj gönderen megaboy » 02 Nis 2011, 20:35

İnsan vücudu, fiziksel beden ve birden fazla enerji beden katmanının bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bedelerimizden ilki gözle görünen, et ve kemikten yaratılmış olan, fizik dünyada kullandığımız bedenimizdir. Yapı itibariyle yaşadığımız boyuta tam manasıyla uyum sağlayacak biçimde tasarlanmıştır. Tüm fiziksel duyularımız bu beden üzerindedir. Enerji bedenlerimiz ise fizik bedenimizi çepeçevre saran bir yapıya sahiptir. Hem yaşadığımız boyuttaki fiziksel bedenimiz için gerekli enerji depolanmasını ve negatif enerjinin süzülmesini sağlar, hem de her enerji beden arasındaki frekans farkıyla farklı boyutlara geçişte insan bilincine araç olarak yüksek katlarla iletişime geçebileceğimiz bir yapısı vardır.

Astral beden için farklı düşünceler ve tezler mevcuttur. Bir düşünceye göre astral beden, enerji beden katmanlarından biri olabileceği gibi, farklı bir düşünceye göre de iki enerji katmanının arasındaki zar görevini üstlenmiş çok ince bir bölgedir. Bir diğer düşünce ise aslında böyle bir bedenin olmadığı ve insan bilincinin uzak noktalara projekte edilmesiyle bu olayın gerçekleşmekte olduğudur. Bu konuda tezler çoğalmaktadır. Fakat en fazla üzerinde durulan tezler bu saydıklarımızdır.



Astral beden yapısı hakkında yorum yapabilmek için öncelikle tezler üzerinde bir seçim yapmak yada her biri hakkında bilgileri toparlamak gereklidir. Eğer üzerinde durduğumuz tez, astral beden olmadan bilinç projeksiyonu değil ise, astral bedeni bir enerji katmanı yada iki katman arasındaki zar olarak düşünmekte pek bir ayrım yoktur, bunlar hemen hemen birbirine yakın düşüncelerdir ve birbirinden ayrılan çok az noktaları vardır.



Düşüncemize göre, Astral ayrılmayı yaptıktan sonra kullandığımız bedenimiz, iki enerji beden katmanlarımızdan biri olan Astral Beden'imizdir. Fizik bedenin aksine besin, hava, su gibi ihtiyaçları olmamakla birlikte en büyük kaynağı negatif ve pozitif enerji dengesidir. Fizik beden ve Astral bedenin duyu organları birbirinden farklıdır, bunun sebebi, astral ayrılma esnasında değişen frekans boyutlarına ayak uydurabilmektir. Projeksiyon sırasında maruz kaldığımız enerjileri ses yada görüntü olarak hissetsek bile aslında bunlar farklı frekans boyutlarında enerjilerin o boyuta uygun halde astral bedenimizden bize ses yada görüntü hissi olarak yansımasıdır. Yani fizik bedende olduğu gibi Astral bedenin de kendine has duyu organları mevcuttur. Bu yüzden Astral seyahat sırasında görme, işitme ve hissetme yetilerimiz eskisi gibi, hatta fizik dünyadaki arızalarına nazaran çok daha iyi olarak çalışacaklardır. Temel olarak bunun nedeni fiziki bedendeki aksaklıkların, rahatsızlıkların duyu organlarımıza vermiş olduğu kalıcı sakatlıkların Astral bedene taşınmıyor olmasıdır. Örneğin fizik bedenindeki gözleri ile görmeyen bir insanın rüya görebiliyor yada astral seyahat sırasında olayları görebiliyor olmasıdır. Bir başka örnek ise fiziksel sakatlığa sahip kişilerin astral seyahat sırasında böyle bir engelle karşılaşmamaları ve ağrı sancı gibi dünyevi hislerin o boyuta astral bedenle taşınmıyor olmasıdır.



Bu noktada uykularımızdan biraz bahsetmekte yarar var. Çünkü uyku halinde insanın fizik bedeni bilinciyle birlikte tepkisizleşmekte ve yaşamsal fonksiyonları yarı yarıya düşmektedir. Astral beden ise fizik bedenden otomatik olarak ayrılarak fizik bedenin rahatlamasını sağlamaktadır. Bu bilinçsiz ayrılış sırasında zannedildiği gibi astral beden çok uzaklara gitmez, genelde bedenden bir kaç karış yukarıdadır, bunun neticesinde de bilinçsiz rüyalar görmektedir. Fizik bedenle arasındaki enerji bağı zorlanmadığı ve çok gelişmediği için çok fazla uzaklaşma meydana gelmemektedir.



Astral Seyahat fenomenindeki kesinleşmemiş noktalar astral bedenle başladığı gibi, astral boyutla devam etmektedir. Projeksiyon sırasında fizik bedenimizle yaşadığımız zaman ve mekan boyutuna birebir geçiş yapılabildiği bir gerçektir, yani astral seyahat yaptığımız sırada herhangi bir zaman kayması yaşamadan o zaman zarfında her olan biteni görebileceğimiz şekilde bir projeksiyon yapmak mümkündür. Bunu yapabilmek için bilincimizi hem fizik dünya ile tam uyumlu, hem de astral boyuta tam adaptasyonu sağlanmış hale getirmiş olmamız gerekmektedir. Burada herşeyde olduğu gibi bir yinyang dengesi vardır. Bu duruma �Fiziki Boyuta Seyahat� diyebiliriz. Yer ve zaman fizik bedenle aynıdır, hız astral bedenenimizde olduğumuz için düşünce hızına eşittir, yapılacak tek şey tam manasıyla hedeflediğimiz olaya konsantre olup farklı şeyler düşünmemeye gayret göstermektir. Fizik boyuta seyahat sırasında rüya boyutuna mecburi geçiş yapmamak için zaman zaman gidip gelen bilinci açık tutma alıştırmaları yapmakta fayda vardır. Bir anlık bilinç kaybı bizi bir rüyaya yada uykuya götürecektir.



�Fiziksel Boyuta Seyahat� diye adlandırdığımız bu olayda Fizik boyut ve Astral boyut birbirine geçmiş haldedir, buna bilinç ve bilinçaltının üst üste binmesi gibi bir örnek verebiliriz. Var olması gereken her şey vardır ama bazılarının yeri değişik olabilir, bunu da bilincimizin kabul ettiğini zannettiklerimizin bilinçaltında reddedilmesiyle bağdaştırabiliriz. Nasıl bilinçaltındaki yükler zamanla bizi realiteden ve dengeden uzaklaştırıyorsa, fizik bedende olması gerekip, astral bedende yeri değişik olan bir cisme yada olaya verilecek dikkat, bizi bir anda içine çekecek ve rüya boyutuna atlamamıza sebep olacaktır.



Her tür bilgiye sahip olmamıza rağmen Astral Seyahati gerçekleştirmek her zaman zor olmuştur, bunun ana sebeplerinden biri, yönetmeye alışık olmadığımız, hatta bunun nasıl yapılacağını bilmediğimiz bir enerji bedene sahip olmamız ve bilincimizi bu bedene nasıl yönlendireceğimizi bilmememizdir. Yani astral beden farklı frekanstaki boyutlara gidebilmek için bir araçtır, ama her zaman aracı kullanmak için ehliyetli bir sürücü gereklidir. Sürücümüz ise bilincimizdir ama asıl sorun zaten burada başlamaktadır. Bilincimiz her zaman fizik bedende kalmaya alışmıştır, farklı bir enerji bedene taşınma fikrine ve hiç bilmediği bir boyutta varolma fikrine alışık değildir. Bilincimiz, Astral seyahat gibi hiç de alışık olmadığı durumlar karşısında bize karşı koyan en büyük engeldir.



Astral seyahat yapabilmek için fizik bedeni hazırlamak, enerji dengesini sağlamak ve gerekli çakra aktivasyon dengesini yapmamız gerekmektedir. Bunları fizik bedenimizle astral bedenimizi ayırabilmek için yapmaktayız. Bir astral ayrılmayı kısaca anlatacak olursak, öncelikle bedenimizi iyice gevşetip tek parça olarak düşünmemiz ve tam manasıyla uykuya yakın bir konuma getirmemiz gerekmektedir. Bunu yaparken bir yandan da tek bir hedefe odaklanıp başka bir şey düşünmemek, yani bir nevi zihni boşaltmak yada tek bir noktaya odaklanarak konsantre olmayı sağlamaktır. Bunları gerçekleştirdiğimizde özellikle kalp ve karın bölgemizde bazı belirtiler meydana gelecektir. Bunlar kalp atışlarının hızlanması yada karın bölgesinde kasılma yada çekilme hissi olacaktır.



Buraya kadar herşey normal gibi görünse de aslında en büyük yanılma burada olmaktadır. Çünkü aslında istenen gerçekleşiyor ve Astral beden Fizik bedeni terk etmeye başlıyordur. Hissettiğimiz kalp atışı yada kasılma, yukarı çekilme, kulaklarda uğultu, patlama sesleri gibi hisler tamamen bilincimize bunların fizik bedendeki duyu organlarına ve bölgelere gelen uyarılar olduğunu zannetsek de aslında astral seyahat sırasında bize yardımcı olacak duyu noktalarımızın, uykunan tam aksine canlı kalarak astral bedenin ayrılmasına işarettir. Yani bütün bu belirtiler fiziksel bedende değil astral bedende gerçekleşmektedir. Atan kalp değil kalp çakrasının hızlanmış dönüşüdür, uğultu kulaklarımıza değil, ayrılma aşamasındaki Astral bedenimize gelmektedir. Genelde bu belirtilerin kaynağı kişi tarafından bilinmediğinden bu aşamaya kadar gelen insanlar tarafından korku üretilmekte ve bilinçaltına �Astral Seyahat Korkusu� atılmaktadır. Bu aşamadan sonra da bilinçaltı temizliği yapılmazsa Astral seyahat denemelerinde gelinebilecek en son nokta bu aşamayla sınırlı kalacaktır.



Fizik beden ve astral beden üzerinde gerekli yönetim kabiliyetini yakalayıp, gerçekleşen belirtilerin gösterdiği işaretlere bakarak ayrılmanın hangi aşamasında olduğumuzu keşfetmemiz gerekmektedir, eğer ayrılmayı gerektiği gibi gerçekleştirdiğimize inanıyorsak artık geriye çıkışı bitirmek için son bir hamle kalıyor. Artık bilinci astral bedene yani yeni evine projekte etmeye ikna etmemiz gerekmektedir. Bunu da yumuşak bir şekilde yapmalıyız.



Ulaşmayı amaçladığımız hedefin bizim için gerçekte ne kadar önemli olduğu, bizi hedefe daha seri bir biçimde ulaştıracaktır. Astral seyahat sırasında bilinçaltımızla ortak bir çalışmaya girdiğimizi asla unutmamalıyız. Genel olarak Astral boyutta cisimler değil, frekans ve hisler astral gözle görülebilir ve hissedilebilir olduğu için bilinçaltının bazı oyunlarına maruz kalmak mümkündür. Bunların farkında olabilmek için yapılabilecek en iyi şey bir koruma alanı ile denemelere girmek ve karşılaşılabilecek zorlukların neler olduğu ve kaynağının ne olduğunu iyi ayırdedebilmek gereklidir. Bunu da en iyi okuyarak ve araştırarak yapmak mümkündür.

Bir makaleden alıntıdır!!
http://www.facebook.com/profile.php?id=100000874857108 Ulaşmak için ekle.

Tadında bıraktık


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Astralseyahat hakkında genel derleme yazılar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir