Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Moderatör: Bru-x

Forum kuralları
* Forumlarda T.C. Yasalarına aykırı konu açmak ve konulara yazmaz,
* Genel ahlaka aykırı yazılar yazmak, resim-video ve çeşitli medyalar eklemek,
* Küfür ve aşağılama içeren yazılar yazmak,
* Dil, Din, Irk ve Mezhep ayrımı yapmak, kışkırtmak veya bunlara zemin oluşturmak,
* Ahlaki, Tarihi, Örfi ve Kültürel yapımıza aykırı konu başlatmak, konularda yazmak ve yayınlamak,
* Hangi nedenle olursa olsun Siyasi konularda başlık açmak, açılmışsa başlık altına yazmak; başka bir konu altında Siyasi konulara girmek, Siyasi tartışmalar başlatmak, başka konuları Siyasi tartışma malzemesi haline getirmek;
Forum ortamının sıhhati açısından Yasaktır. Bu kurallara uymayanlar hiçbir uyarı verilmeksizin Forumdan Uzaklaştırılacaklardır
Kullanıcı avatarı
sarikurt
Mesajlar: 30
Kayıt: 27 Ara 2009, 19:04
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen sarikurt » 06 Şub 2010, 13:46

Aşağıdaki satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşanın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro'nun kaleme aldığı, "Kânunî Devrinde İstanbul" isimli kitaptan alınmadır..…

"… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya'da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır."

Bu garip durum İspanya'ya has bir şey de değil üstelik, o dönem Avrupa'sında yaşanan sıradan bir vaka.

Sebebi ise o dönemki doktor ve din adamlarının Avrupa toplumu üzerinde bıraktığı etki, daha doğrusu baskıların bir sonucu.

Zira o dönem doktorlar banyoyu tavsiye etmedikçe yıkanmanın sağlık açısından tehlikeli olduğu inancı yaygındı.

"Günlük Sağlık Bakımı" isimli kitabın yazarı olan doktor John; "Kulaklara kaçırmamak şartıyla başınızı yıkayabilirsiniz." diyordu.

Fakat Jean de Renoe adlı başka bir doktor ise aynı fikirde değildi. "Ellerinizi yıkayabilirsiniz. Ayaklarınızı da yıkamanızda bir mahzur yoktur. Fakat başa su sürmek, son derece tehlikelidir. Unutmamalıdır ki başa sürülen su, her türlü derdin kaynağıdır." görüşünü savunuyordu.

Bu gibi konularla yakından ilgili bir yazar olan Theophrashe Renaudot da bir kitabında aynı konuya temas etmişti:
"Doktorlar tavsiye etmedikçe banyo yapmak sadece lüzumsuz bir hareket değil, tehlikelidir de… En büyük zararı da müstakbel annelerin karınlarındaki hayat meyvelerini yok etmesidir."

XVI. yüzyılda Aziz Benedik, dindarlara ve özellikle gençlere; "Banyo, ancak bazı durumlarda izne tâbidir." diye seslenirken,
Aziz Francis ise; "Yıkanmamış vücut dindarlığın işaretidir." şeklinde sözler ediyordu. İspanya Kraliçesi İzabel, hayat boyu sadece 2 defa, biri doğumunda ve diğeri gerdeğe girerken banyo yapmış olmakla övünüyordu.

İşte su dan bu denli korkulduğu dönemde Avrupa toplumunda pislik almış başını gidiyordu. Öyle ki uzun süredir yıkanmayan, hatta silinip temizlenmeyen insanlar, üzerlerindeki pis kokuyu örtmek için ağır parfümler kullanıyorlardı.

Haçlı Seferleri sırasında TÜRKLERİN hamamlarını tanıyan avrupalılar , ülkelerine döndüklerinde bu fikri Avrupa'da canlandırmaya çalıştılar.

Nihayet bu karanlık dönem Pasteur'un sağlık kurallarına verdiği önemden sonra düzelmeye başladı. 19. yüzyıla gelindiğinde temizlikle ilgili önemli adımlar atıldı Avrupa'da. 1860'ta, Londra'da sayısı 10 olan halka açık yıkanma evlerinin sayısı artırıldı. Bu hareket Amerika'ya da yayıldı.

Avrupa'da bütün bunlar olurken, TÜRKLER'de şehrin her mahallesinde sıcak ve soğuk banyoları, çeşmeleri, kubbeli mermer odalarıyla, haftanın belirli günlerinde de sadece kadınlara açık olan bir hamam mutlaka bulunurdu.

Evliyâ Çelebi'nin aktardığına göre, 17. yüzyılda İstanbul'da 4536 özel hamam ve 300 adet halka açık hamam bulunuyordu. Bu durum yabancı seyyahların da dikkatini çekmiş olacak ki; yazdıkları seyahatnâmelerde bu konuya sık sık değindiler.

M. de Thevenot 1665 yılında Paris'te yayınladığı " Relation d'un voyage fait an Levant" isimli eserinde, "Türkler çok yaşarlar ve az hasta olurlar. Bizim memleketlerdeki böbrek hastalıkları ve daha bir sürü tehlikeli hastalıkların hiçbirini bilmezler. Öyle zannediyorum ki, Türklerin bu mükemmel sıhhatlerinin başlıca sebeplerinden biri de sık sık hamama gitmeleri ve yiyip içmedeki itidalleridir. Çünkü az yemek yerler, avrupalılar gibi karma karışık şeyler yemezler ve daima idman yaparlar." der.

Uzun yıllar ülkemizde kalan bir başka seyyah Edmondo de Amicis, 1883 yılında Paris'te yayınladığı "Constantinople" isimli eserinde temizlikle ilgili olarak Türkler hakkında şunları yazar:

"… Yüzler, eller, ayaklar tertemiz, yamalı kıyafet pek az ve hele kirlisi hemen hiç yok…"

Hülasa ; bütün İnsanlığa yıkanmayı öğreten toplum , en üstün ırk olan "TÜRK IRKI " olmuştur.

ALINTI


Kullanıcı avatarı
kinetik_prens
Mesajlar: 42
Kayıt: 24 Şub 2010, 18:59
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen kinetik_prens » 24 Nis 2010, 18:42

Övünmek gibi olsun ama TÜRK'üz ve hepsinden üstünüz!!! kim ne derse desin
ayrıca başka ülkelerde Soylu vs. şeyler warmış
bizim ülkemizde her TÜRK soyludur!!

Kullanıcı avatarı
zaza54
Mesajlar: 287
Kayıt: 09 Şub 2009, 20:42
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen zaza54 » 25 Nis 2010, 08:12

bizim soyumuz sopumuz belli tarihimizi atalarımızı biliyoruz köklü bir milletiz
ASTRAL
group146423@groupsim.com ekleyin yardımcı olurlar...

Kullanıcı avatarı
netenes
Mesajlar: 127
Kayıt: 17 Şub 2009, 19:00
Konum: Ekranın Karşısındayım
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen netenes » 27 Nis 2010, 21:56

VE onlara layık olmalıyız, yani olduğumuz yerde övünmekten çok kendimize yaraşır büyük işler yapmalıyız. Biz eskiden büyüktük demek yerine beyin göçünü engellesek ülkemizi geliştirsek çok daha faydalı olmaz mı?
Yürü hür maviliğin bittiği son hadde kadar,
İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.


Yahya Kemal Beyatlı


Yoğunum bu aralar...

Kullanıcı avatarı
HİPerSPAce
Mesajlar: 61
Kayıt: 04 Ağu 2009, 12:28
Konum: Samanyolu Galaxisi>Güneş Sistemi>Dünya>Türkiye>...
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen HİPerSPAce » 14 May 2010, 11:34

Türk olmakla gurur duymalıyız ama bazıları başka milletlere özeniyor.
HiPerSPAce


Kullanıcı avatarı
byfreestylerap
Mesajlar: 65
Kayıt: 11 Kas 2009, 21:30
Konum: Tespit Edilemedi
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0
İletişim:

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen byfreestylerap » 15 May 2010, 13:40

evet bunu biliyordum tşkler.

Kullanıcı avatarı
HydroKinetic
Mesajlar: 34
Kayıt: 11 May 2010, 18:22
Konum: Erzincan
Teşekkür etti: 0
Teşekkür edildi: 0

Re: Avrupaya Yıkanmayı Türkler Öğretti

Okunmamış mesaj gönderen HydroKinetic » 15 May 2010, 18:33

kinetik_prens yazdı:Övünmek gibi olsun ama TÜRK'üz ve hepsinden üstünüz!!! kim ne derse desin
ayrıca başka ülkelerde Soylu vs. şeyler warmış
bizim ülkemizde her TÜRK soyludur!!
bence yeryüzündeki bütün canlılar kutsal , üstün ve soyludur. hepimiz biriz ve doğanın bir bütünüyüz :) benim görüşüm bu :)
GÜL'DEN

Gülümsemek bizim büyümüz.;) Gülümsedik ve güçlendik! :)


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj

“Tarih” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir